Foruminci.net

Teşekkür Teşekkür:  0
Beğeni Beğeni:  0
Beğenmedim Beğenmedim:  0
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 3 ve 3

Konu: Ünlü Durugörür ve Psikometris Kele Peter

  1. #1
    BaŞKa ZaMaN.... YaGMuR_YüReKLiM - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    13.09.2009
    Bulunduğu yer
    Hayat 0'ın 6'da
    Mesajlar
    4.311
    Post Thanks / Like
    Blog Girişleri
    4

    Sosyal Aglarim

    Add YaGMuR_YüReKLiM on Facebook
    Mentioned
    0 Post(s)
    Tecrübe Puanı
    201

    Standart Ünlü Durugörür ve Psikometris Kele Peter

    Kele Peter 7 Mayıs 1900’de Macaristan’ın güneybatısında bir şehir olan Pecs’de doğdu. Kele Peter psişik kabiliyetlerini daha çocukluğunda sergilemeye başladı; fakir bir işçi olan babası ve kardeşleri de benzer yeteneklere sahiptiler. Bir gün o sıralarda sapasağlam olan babası küçük Kele’e uzun uzun baktı ve sonra “Çok yakında öleceğim” dedi. Ve bu kehanet birkaç gün içinde gerçekleşti.


    Aslında zeki bir öğrenci olan Kele eğitimine ara vermek zorunda kaldı çünkü annesinin onun okul masraflarına ayıracak parası yoktu. Budapeşte’deki bir basımevinde çırak oldu. Basımevindeki arkadaşları Kele’in fiziksel görme sınırlarının ötesinde bir görüş yeteneğine sahip olduğunu öğrendiklerinde şoke olmuşlardı. Genç çırak basılması için gönderilen yazıların yazarlarını bilmemesine rağmen onların yüzlerini kesin olarak tarif edebiliyordu.
    Birinci Dünya Savaşından sonra işsiz kaldı ve şansını denemek için 1923’de Almanya’ya gitti. 1925’den sonra Leipzig’te bir psişik danışman olarak ün kazanmaya başladı. 1929’da ismi Leipzig gazetelerinin ilk sayfalarında göründü: Genç Alman boks şampiyonu Max Schmelling Dünya Şampiyonluğu unvan maçı için Amerikalı boksör Jack Sharkey’e karşı dövüşecekti. Kele maçtan önceki gün “Özellikle ilk beş raunt Schmelling için çok zor olacak. Fakat maçı kazanacak” diye kehanette bulunmuştu. Bu kehanet Sharkey yaptığı faulden dolayı diskalifiye edildiğinde gerçekleşti.

    Kele Peter geçmişe de göz atabiliyordu. Sovyet hükümeti 1929’da meşhur bir antika goblenin Leningrad’da (günümüzde St. Petersburg) açık artırmayla satılmasına izin verdi. Goblen 1777’de Paris’te yapılmıştı ve XVI. Louis ve Marie Antoinette onu Rusya çariçesi II. Katerina’ya vermişti. Bazı tarihçiler bu goblenin 1801 yılının ilkbaharında Kont Zubov’un Çar I. Paul’u öldürdüğü Kış Sarayı’ndaki bir odada asılı olduğunu düşünmekteydiler. Leipzig’deki Kunstgebiede Müzesi gobleni satın aldı. Kele Peter birçok görgü tanığının önünde goblene bakarak şunları söyledi: “Birkaç kişi odasına girdiğinde bir adam yalnız başına kartlarla oynuyor. Gizli bir kapıdan kaçmaya çalışıyor ama o sırtından bıçaklanıyor. Elleri kanlı. Goblene sıkıca sarılıyor. Goblenin arka kısmında onun parmak izlerini ve kan lekesini görüyorum.”
    Kele Peter bu goblenin arka kısmını görmemişti ve onun önceki sahibi hakkında da hiçbir şey bilmiyordu. Daha sonraları onun dediği gibi goblenin tersinde belirsiz kan lekeleri keşfedildi.


    HİTLER'İN SONUNU BİLDİ

    Hitler 1933’te başa geçtiğinde Kele Peter Alman eşiyle birlikte Macaristan’a geri döndü. 1936’da Hitler ve Mussolini’nin sonlarının nasıl olacağına ilişkin kehanette bulundu. O sıralarda Budapeşte’de bir polis merkez bürosunda çalışıyor ve kayıp insanların yerini belirlemede polise yardımcı oluyordu.
    Yetmiş iki yaşındaki emekli işçi Zsarnovski Janos bir kış günü evinden çıkmış ve geri dönmemişti. Sonraki gün bir akrabası onun şapkasını nehir kıyısında bulmuş ama yaşlı adamın cesedi tüm aramalara rağmen bulunamamıştı. Kele Peter ellerini şapkanın üzerinde gezdirerek “Onun cesedini nehir kıyısında bir kum ocağında görüyorum” dedikten sonra yapılan araştırmayla yaşlı adamın cesedi birkaç gün sonra bulunmuştu.


    KURTARILAN HAYATLAR

    Kele Peter’in psişik yoldan aldığı bilgiler kullanılarak Budapeşte’de birçok insanın hayatı kurtarılmıştır. 1935 yılının Aralık ayında bir kadın kız kardeşi Reinhardt Etel’in kaybolduğunu polise bildirmiştir. Kızın masasının üzerinde bulunan intihar mektubuna bakan Kele Peter “Bu kız şu anda Budapeşte’deki Elisabeth Köprüsüne doğru yürüyor. Kendini Tuna Nehrine atmak istiyordu ama şimdi Podmaniczsky Sokağındaki tren istasyonuna doğru yürüyor. Onu derhal durdurun!” demiştir. İki polisyapılan tarife göre hayattan bezdiği aşikar olan bir kızı bu cadde üzerinde yürürken bulurlar. Kız gerçekten de kendini bir lokomotifin altına atmayı planlamaktadır.


    bebe kardeşsiz bıraktın beni ....

    vatan sağolsun

  2. #2

    www.foruminci.net

    MeY - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    23.02.2009
    Bulunduğu yer
    sözün bittiği yer..
    Mesajlar
    30.556
    Post Thanks / Like
    Blog Girişleri
    87
    Mentioned
    6 Post(s)
    Tecrübe Puanı
    1000

    Standart

    İlginç





  3. #3

    www.foruminci.net

    Logic@ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    22.02.2009
    Bulunduğu yer
    @frminci
    Mesajlar
    27.947
    Post Thanks / Like
    Blog Girişleri
    1

    Sosyal Aglarim

    Follow Logic@ On Twitter
    Mentioned
    5 Post(s)
    Tecrübe Puanı
    1000

    Standart

    Psişik yetenekler bir şehir efsanesimi yoksa geçekten var mı?
    Bilim elbet birgün bize bunun cevabını verecek.
    O gün gelene kadar cinler periler büyüler neyse pisişik yetenek de o benim için.





    Üstüne imza tanımam!!

    Eğer bir gün benim sözlerim bilimle ters düşerse bilimi seçin.

    www.foruminci.net


Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

  • Şikayet, Telif hakları ve Yasal bildirimler için tıklayın.
  • .

    İletişim: webmaster@foruminci.net